ŞEBİ-İ ARUS AŞK İLE AŞKA DOĞRU

Şebi-İ Arus, Aşk İle Aşka Doğru yürümenin adı… 746. Vuslat yıl dönümünde, Aşk Sultanı Hz. Mevlana’yı sevgi, saygı, muhabbet ve rahmetle anıyoruz.

Hz. Mevlana öyle büyük bir sultan ki, düşünceleriyle hala yaşamaya devam ediyor. Vuslatından yüzyıllar sonra dahi düşünceleri dünyayı aydınlatmaya devam ediyor.

Hz. Mevlana, ölümü dahi öyle güzel karşılamıştır ki, ölümü düğün günü anlamına gelen Şeb-i Arus olarak nitelendirmiştir.

Hz. Mevlana’nın Aşka Kavuşma Anı Şeb-i Arus

Öldüğüm gün tabutum götürülürken, bende bu dünya derdi var sanma !
Benim için ağlama, yazık, vah vah deme;
Şeytanın tuzağına düşersen, o zaman eyvah demenin sırasıdır !
Cenazemi gördüğün zaman firak, ayrılık deme,
Benim kavuşmam, buluşmam işte o zamandır !
Beni toprağa verdikleri zaman, elveda elveda demeye kalkışma !
Mezar, cennet topluluğunun perdesidir.
Batmayı gördün değil mi ?
Doğmayı da seyret, güneşle aya gurubdan hiç ziyan gelir mi ?
Hangi tohum yere ekildi de bitmedi ?
Ne diye insan tohumunda şüpheye düşüyorsun ?

İşte Hz. Mevlana ölümü böyle güzel anlatmış, Hakk’a Yaradana dönüş olarak görmüştür. Bütün insanlar dünya üzerinde var olduklarından beri ölümü bir ayrılık olarak görmüştür. Oysa Hz. Mevlana, Allah’tan gelen insanın tekrar Allah’a dönmesi olarak yorumlamış ve bunu sabırsızlıkla beklemiştir.

746. Vuslat Yılında Hz. Mevlana’nın Vasiyeti

Ben size, gizli ve aleni, Allah’dan korkmanızı, az yemenizi, az uyumanızı, az söylemenizi, günahlardan çekinmenizi, oruç tutmaya ve namaz kılmaya devam etmenizi, daima şehvetten kaçınmanızı, halkın eziyet ve cefasına dayanmanızı avam ve sefihlerle düşüp kalkmaktan uzak bulunmanızı, kerem sahibi olan salih kimselerle beraber olmanızı vasiyet ederim. İnsanın hayırlısı, insanlara faydası dokunandır. Sözün hayırlısı da az ve öz olanıdır. Hamd, yalnız tek olan Allah’a mahsustur. Tevhid ehline selam olsun. Aşk ve dua ile huu...

YUKARI